• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/06/2011

Porsiyon miktarları günümüzde oldukça büyüdü. Restoranlarda, büfelerde ve marketten aldığımız yiyeceklerin boyutlarındaki artışı net olarak gözleyebiliyoruz ancak bir süre sonra maalesef gözümüz ve midemiz bu porsiyonlara normalmiş gibi alışıyor. Yapılan çalışmalar da, porsiyon miktarlarının küçülmesinin tüketicilerde memnuniyetsizliğe sebep olduğunu gösteriyor. Yiyecek boyutları ne kadar arttı? 20 yıl öncesinde kızarmış patates 210 kaloriyken şimdi 610 kalori aynı şekilde bir hamburger 333 kaloriyken şimdi 590 kalori. Gazlı içecekler 85 kaloriyken şimdi 220 kalori, patlamış mısır 270 kaloriyken şimdi 630 kalori. Kalorinin ve şekerin çoğunluğu marketlerde kendi isteğimizle aldığımız hazır yiyeceklerden geliyor. Çalışmalar, günlük aldığımız kalorinin neredeyse %67’sinin markette yaptığımız seçimlerden geldiğini gösteriyor. Seçtiğimiz yiyecekler, ideal porsiyonlardan %20 daha fazla kalorili  Yapılan araştırmalar yemek öncesinde bireylerin, yiyecekleri porsiyon miktarlarına karar verdiklerini gösteriyor. Yani yemek yemeğe, önceden ne kadar yiyeceğimizi belirlemiş olarak oturuyoruz. Çalışmanın en çarpıcı sonucu ise; bireyler kendilerine sunulan herhangi bir yiyeceğin ortalama olarak %92’sini bitiriyorlar. Yani yiyeceklere “Hayır” deme alışkanlığımız yok denecek...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/06/2011

Çocukluk çağı obezitesi; vücutta yağ hücrelerinin miktarının artıp, içlerinin dolmasıyla birlikte ortaya çıkan, hem fiziksel ve hem de psikolojik sorunlara neden olan bir durumdur. Çocukluk çağı obezitesinde önlem almak çok önemli çünkü gelişen nesiller ve çocuğun sağlıklı bir ömür geçirmesinin temelleri bu yaşta atılır. Araştırmacılara göre 2 ile 5 yaş arasındaki çocukların %10’u ve 6 ile 11 yaş arasındaki çocukların %20’si obez görünüyor. Tüm dünyada Obez çocuk sayısının, 2015 yılında 750 milyona ulaşması bekleniyor. Bilim adamları 4-11 yaş aralığının obezitenin ileriki yıllarda da görülmesi açısından en önemli ve dikkat edilmesi gereken dönem olduğuna da dikkat çekiyor Ailelerin çoğunluğu bu konuda dikkatli olmakla birlikte bir kısmı ise çocuklarının obez olduklarını kabul etmemekte, sadece iştahlı ve hafif toplu olduklarını düşünmektedir. Ancak obezite tedavisi sürecinde ailelere büyük bir pay düşmektedir. Sürekli izlem ve değerlendirme, çocukluk çağı obezitesinde büyük önem taşımaktadır. Çocuklara ait ayrıntılı öykü almak çok önemlidir çünkü okul hayatındaki çocuklar farkında olmadan...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/06/2011

Yeni gelen yaz aylarında kilo verme motivasyonu her zamankinden daha yüksektir. Tatil ve bikini sezonunun başlamasıyla, kişiler bedenlerine daha çok dönerler ve kendilerini daha iyi ve güzel hissetmek için çabalarlar. Bunun için gerekli her somut koşulu sağlamalarına rağmen, birkaç haftadan sonra işler yolunda gitmeyebilir. Her yapılması gereken bilgiye sahip olmalarına rağmen, duygularını bazen kontrol edemiyorlar. Bu da, diyetteyken duygusal yemeye işaret ediyor. Bundan dolayı da, kilo verme süreci sekteye uğrayabiliyor ya da motivasyon iyice azalıyor. Acaba duygusal yeme derken, neyi kast ediyoruz? Bununla baş edebilmek için neler yapılabilir? Aşağıdaki yazımın devamında bunlara değineceğim. Duygusal Yemek Ne Demektir? Karın guruldadığı için değil de bir duyguyu beslemek için yemek, duygusal yemektir. Mutlu olduğunuzda, yeme seçiminiz et ya da pizza olabilir, üzgün olduğunuzda ise, bu seçiminiz dondurma ya da kurabiyeler olabilir. Canınız sıkkın olduğunda ise, seçiminiz patates kızartması olabilir. Yemekler, karnınızı doyurmaktan daha fazla iş yapmaktadır- yemekler, aynı zamanda duygularınızı beslemektedir. Ve ne...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/05/2011

Yaz aylarına girmemize çok az bir süre kaldı, bir an önce fazlalıklarından kurtulmak ve form tutmak isteyen herkesin şu andaki en favori yiyeceği ise “SALATALAR”… Restoranların yardımcı yemek kategorisinde bulunan salata çeşitleri artık ana yemek statüsüne terfi etti ve günlük yiyecek seçimlerimizin en başlarında yer alıyorlar. Tavuklusu, peynirlisi, ton balıklısı, bifteklisi, kuru baklagillisi… gibi bir çok çeşidini menülerde bulabilmemiz mümkün. Birçoğumuz salatanın adı ‘salata’ olduğu için her zaman düşük kalorili olduğu yanılgısındayız ancak maalesef bu her zaman için doğru değil. Makarna salatasının bir porsiyonunun yaklaşık 360-370 kalori olduğunu ve yaklaşık 15-20 gram yağ içerdiğini,  Akdeniz salatasının ise en az üç dilim peynir ve soslardan oluştuğunu düşünürsek o kadar da masum olmadıklarını anlayabiliriz.Aslında salata barındaki her şeyden yenebilir, anahtar nokta dengelemek. Düşük kalorili, sağlıklı ve lezzetli salata nasıl yapılır? Klasik salatalardan sıkıldınız mı? Kendi salatanızı, kendinizin yaratmasına yardımcı olan salata barlarından faydalanabilirsiniz ancak seçim yaparken dikkatli davranmanız gerekiyor. Salata barının en...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/05/2011

Kabızlık durumu; barsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılabilir. Dışkılama sayısı sağlıklı kişilerde farklılık göstermekle birlikte net bir sayısı da yoktur. Genel olarak her gün düzenli olarak 1 defa tuvalete çıkılması bireyi rahatlatmaktadır ancak bu sürenin uzaması ve tuvalet ihtiyacını giderirken zorlanılması “Konstipasyon” yani “Kabızlık” olarak isimlendirilir. Özellikle erkeklere oranla bayanlarda daha sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Şişkinlik hissiyatı yarattığı için uzun süre devam ederse bireyi ciddi anlamda etkilemektedir. Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden yenilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın barsaklarda fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşımaktadır. Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze,...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/05/2011

Bikini sezonu yaklaşıyor. Çoğu insan için, havuz kenarında uzanılan ve plajda dinlenilen tembel günlere geri sayım başladı. Ancak, çoğu insan için de, odak sadece güneş gözlükleri ve kumsal olmayıp, kumsalda daha iyi görünmek için bedenlerindeki fazla 3-5 kiloyu vermek için hızlıca çalışmalara başlamak oluyor. Ancak, diyet yapmak bazen çok zorlayıcı olmakla beraber yemek yeme tutkusu bu diyet işini daha da zor hale getirebiliyor. Acaba belli başlı yemeklere neden yoğun ilgi duyarız? Her ne kadar aşırı yemek yeme tutkusu çok yaygın bir deneyim olmasına rağmen, henüz belki de araştırmacılar tarafından yeni keşfedilen bir durum. Bununla ilgili yapılan bir çalışmada (Kemps & Tiggemann, 2010), yemek yeme tutkusu ve bunun diyet süresince nasıl kontrol edilebildiği ile ilgili üzerinde durulmuştur. Hepimiz bazen çok acıkmış olabiliyoruz, nerede olursa olsun, ne olursa olsun hiç düşünmeden sadece karnımızı doyurmak isteyebiliyoruz. Ancak, yemek yeme tutkusu bu açlık duygusundan biraz daha farklı. Farkı da, daha net olması. Herhangi bir...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
19/04/2011

Araştırmalara göre aşırı yağ alımı; obezite, kalp-damar ve karaciğer hastalıklarıyla kanser riskini artırıyor. Ancak hazır gıda tüketimi, çalışan kadın sayısında artış ve mutfakta geçirilen zamanın azalması gibi faktörler, günlük yağ tüketiminin normalden fazla olmasına zemin hazırlıyor. Günlük aldığımız kalori dengesi içinde karbonhidrat, protein ve yağ konusunda uygun seçimler yapılması önemli. Aldığımız kalorinin yüzde 50-55 oranında karbonhidrat, yüzde 15-20 oranında protein, yüzde 25-30 oranında yağ olması öneriliyor. Vücudumuzun yağa olan ihtiyacını düşünürken besinlerin içinde bulunan yani görünmeyen yağları unutmamak lazım. Süt, yoğurt, peynir ve et ürünlerinin yapısında doğal olarak bulunan yağ, çoğu zaman günlük ihtiyaca yakın oluyor. O yüzden pişirme yönteminde yağı azaltmak, sağlık açısından önemli. Küçük Katkı Büyük Fark Her gün 1 çorba kaşığı kadar eksik yağ tüketirseniz bir ayda 3 bin 500 kalori, yılda 42 bin kalori eksik almış olursunuz. Bu da depo yağlarınızdan 6 kg. kaybetmeniz anlamına gelir. Üstelik bunun sadece zayıflamaya değil genel sağlığa katkısı da düşünüldüğünde...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/04/2011

Gıda intolerans (duyarlılık) testlerinin popülaritesinin artmasıyla birlikte bireylerin bu testlere olan ilgisi de artıyor ve birçok danışanımız test sonuçlarıyla bize gelip beslenmelerini düzenlemek istediklerini iletiyorlar. Genel olarak sonuçları incelediğimde en çok dikkatimi çeken ise “maya”ya karşı intoleransların çok bulunması. Metabolik bazı nedenler dolayısıyla vücudumuz bazı besinlerin bir kısmını ya da besinin bileşenlerini sindiremeyebilir, bu durumda besine karşı duyarlılıklar söz konusu olur. Duyarlılık varsa, tükettiğimiz besinlerin etkileri 3 ila 24 saat aralığında ortaya çıkmaya başlıyor. Özel bir diyet takip etmeyen birey, günlük beslenmesinde 24 saat içinde farklı birçok besin aldığı için yaşadığı sorunun yediklerinden kaynaklandığının farkında olsa da hangisinden olduğunu tespit etmesi ise oldukça zor. Vücudumuzun hangi besinlere karşı intoleransı bulunduğu ise yapılan testler sonucunda ortaya çıkıyor ancak kimi zaman çıkan sonuçlara bağlı olarak yapılan kısıtlamalar beslenmede kısır döngüye sebep olabiliyor. Bu nedenle bireylerin beslenmelerini düzenleyebilmesi için mutlaka beslenme uzmanından destek almaları şart. Maya Nedir? Ne İşe Yarar? Mayaların farklı türleri...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/04/2011

Zihnen hazır olduğunuzda, kilo vermek 100 kat daha kolay geliyor. Bu çok basit gelebilir kulağa, ancak araştırmalara bakıldığında birçok diyete başlayan kişinin diyet sırasında aç kaldıklarından ya da menülerle ilgili sıkıntı yaşamalarından ziyade, psikolojik sebeplerden dolayı diyet yapmaktan vazgeçtiklerini görüyoruz. Ya da sıkılıyorlar, verdikleri kilo oranıyla memnun olmuyorlar, ya da anlık olarak diyetten kopmaktan muzdarip oluyorlar ve beraberinde suçluluk duygularıyla etkileniyorlar, kendilerini yoksun hissediyorlar. Ve sonrasında, bu hatalarını açıklamak üzere, bazıları diyet listelerini suçluyor, ya da vücutları kilo vermeye engel olduğunu düşünmeye başlıyor. Bu süreç kendisini sıklıkla tekrarlıyor ve sonuç olarak da diyet yapan kişilerin bazıları senelerce kilo vermeyi başaramıyorlar. Üstelik bu zorluğun gerçek sebeplerini de anlayamadan. Aşağıda, kilo verme sürecine başladığında, kişilerin karşılaşabileceği 3 genel psikolojik sıkıntıdan bahsedeceğim. Ayrıca, bu sorunlarla baş etmede nelerin etkili olacağına da değineceğim. Sorun 1. Kilo vermenin size nasıl bir faydasının olacağını bilmemek Sadece 2 kilo, ya da 20 kilo vermek istesek de, yeme...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
06/04/2011

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak orantılı ve sağlıklı yaşlanmasını sağlamak amacıyla anti-aging uygulamalrı son yıllarda çok gündemde. Anti-aging kelime anlamı olarak “yaşlılığa karşı” demektir.  Tıbbi olarak, “koruyucu tıp” olarak da nitelendirebiliriz. Temel amaçlarına baktığımızda; Cilt dokusunu ve bağlayıcı hücreleri yenilemek Hormonal düzensizlikleri dengelemek Cinsel gücü ve sağlığı arttırmak Yaşlanma sonucu oluşabilecek hastalıklara karşı erken tanı ve önlem almak amaçlar arasında yer alır. Anti-aging ‘in uygulama ve amaçları En iyi tedavinin erken teşhis olduğunu artık birçoğumuz biliyoruz. Aslında ‘en iyi tedavi de; hiç hasta olmamak ve bunun için önlem almaktır. Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Anti-aginde önemli konuların başında beslenme tarzı gelir. Aslında yıllara meydan okumak için ilerleyen yaşları beklemeden amaç hep iyi beslenmek olursa zaten doğal anti-aging de...