
Yeni bir bitki ile tanışmaya hazır mısınız? Chia bitkisi hakkındaki gerçekler? Chia tohumları gerçekten kilo vermeye yardımcı olabilir mi? Chia nedir? Zengin protein, yağ ve lif içeriği ile Aztekler’in en önemli besin kaynağı olan chia tohumunun kökeni Meksika ve Guetemala’nın bereketli topraklarında yetişen bir adaçayı türünün (Salvia hispanica) tohumlarıdır. Zengin protein, yağ ve lif içerdiği ile Aztekler’in en önemlisi besin kaynağı olan chia maya dilinde güç anlamına gelir. Bitkinin tohumları bitkisel omega-3 bakımından zengin; yani alfa-linolenik asit (ALA) taşıyor. Keten tohumu dâhil olmak üzere tüm bitkiler arasında en yüksek oranda omega-3 yağ asitleri içerdiği gibi, omega 3 deposu olarak bilinen somondan da daha yüksek oranda omega 3 içerir. Amerika ve Avrupa’da giderek popüler bir ürün haline gelen bu bitki ile iligli sorular gelmeye başlayınca biraz detay anlatmak istedim. Ülkemizde yaygın satış ağı yok ancak bu işe meraklı olanlar satış kanallarına çabukça ulaşıyor veya yurt dışından getiriyorlar. Besin Değerleri Ortalama 2...

Kabızlık durumu; barsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılabilir. Dışkılama sayısı sağlıklı kişilerde farklılık göstermekler birlikte bir sayısı da yoktur. KABIZLIĞIN NEDENLERİ Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden yenilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın barsaklarda fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşımaktadır. PEKİ, KABIZLIK NASIL ÇÖZÜLÜR? Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilmektedir. Bu nedenle lif miktarını artırın: Beyaz ekmek ve rafinera tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile baklagilleri kullanın. Yani pirinç yerine bulgur, tam buğday ekmeği gibi. Meyveleri soymadan tüketin. Elma,...

Karbonhidratları daha az tüketmek kilo vermek isteyenlerin genelde ilk aklına gelen çözümdür. Son yıllarda da düşük karbonhidratlı diyet modası bu noktada gittikçe popüler hale geliyor. Ancak dengeli beslenme programı içinde protein kadar karbonhidrat ve yağ da vücudumuz için çok önemli. Proteini yüksek diyetler daha rahat kilo vermeye yardımcı olabiliyor ancak diyetin genel planı içinde çok dengeli bir planlama gerekiyor. Çünkü proteinler aynı zamanda yağ ve kolesterolde içeriyor. Kilo vermeye çalışırken böbrek karaciğer ve damarlarınızın daha fazla zarar görmesi riskiyle karşı karşıya kalmamalısınız. Protein seçiminde yağsız olanlarını seçmek çok önemli. En iyi protein kaynakları balık, yağsız süt ürünleri, yağsız etler olarak sıralanabilir. Ancak bu besinleri kızartıyorsanız lezzet ile beraber yağ oranını da çok arttırmış oluyorsunuz. Proteini çok yüksek diyetler ile ilgili yapılan çalışmalarda çelişkili sonuçlar var. Yapılan bir çalışmada günlük alınan kalorinin %60 ‘ı yağsız proteinlerden sağlandığında ( ki bu önerilenden çok fazla) tansiyon, LDL (kötü) kolesterolü ve trigliserit değerlerinde düşme...

Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 – 4 saat sonra anormal acıkma ve gece tatlı isteği gibi şikâyetler, insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Uzun süre tatlı yemediğinizde canınız tatlı istemez hatta hiç aklınıza gelmez. Ama bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz. Her yemek sonrası vücudunuz tatlı yemeden doydum sinyali göndermez sanki beyninize veya gece çikolata yemeden uyuyamaz hale gelirsiniz. Bu durum birkaç sebepten kaynaklanıyor olabilir. Birincisi damak tadı ve beslenme alışkanlığınızı bu şekilde geliştirmiş olabilirsiniz veya psikolojik olarak sizi daha mutlu ettiğine ve tatlı yemeye ihtiyacınız olduğunuza inanırsınız veya insülin denen iştah canavarı pankreas tarafından kontrolsüz salınıyor olabilir. Her üç durumu da çözmek ve tatlı krizlerini yenmek mümkün. Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 – 4 saat sonra anormal acıkma ve gece tatlı isteği gibi şikâyetler insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Özellikle fazla kilonuz varsa...

Baharatlar, kokuları ve tatlarıyla sofralarımızı daha da çekici kılar. Siz de, mutfağınızda farklı tatlar yaratmaktan hoşlanıyor, kullandığınız baharatların özelliklerini ve faydalarını öğrenmek istiyorsanız aşağıdakilere mutlaka göz atın. Karabiber Sofralarımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan karabiber, sindirimi kolaylaştırmanın yanı sıra hoş kokusuyla hemen her yemeğe yakışır. Anti-oksidan ve anti-bakteriyel özelliğe sahip. Gaz oluşumunu azaltır, terlemeyi artırır ve diüretik etki gösterir. Manganezin çok iyi, K vitamini ve demirin iyi kaynağı kabul edilir. İçindeki piperin isimli maddenin metabolizmayı hızlandırdığını gösteren bazı çalışmalar var. 1 çay kaşığı 5 kalori içerse de yemek yaparken bunu hesaplamanıza hiç gerek yok. Farklı tatlar yaratmak için; * Limon, zeytinyağı, biraz tuz ve karabiber karışımıyla oldukça lezzetli bir salata sosu yaratabilirsiniz. * Rendelenmiş limon veya portakal kabuğuyla dövülmüş sarımsak, taze karabiberi ya da taze/kurutulmuş kekik, karabiber, biberiye, düvülmüş sarımsak, limon, kırmızı toz biber, limon suyu ve 1 yemek kaşığı zeytinyağını karıştırıp, et üzerine marine etmek amacıyla karışımlar oluşturabilirsiniz. Kimyon Sindirimi...
Akşam üzeri okuldan dönen çocuğunuzun abur cubura saldırmaması için evde sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayabilirsiniz. Pekmezli-elmalı kek, ev cipsi ve peynirli-yumurtalı ekmek tarifleri çocuklarınız için iyi bir alternatif olabilir. Okullar açıldıktan sonra çocuklar için en önemli iki öğünün kahvaltı ve okul dönüşündeki atıştırmalık zamanı olduğunu düşünüyorum. Okul başarısı, büyüme ve gelişimin devamı, çocuğun sağlıklı ve mutlu olmasıyla hızla salgına dönüşebilen sonbahar hastalıklarından korunmak için beslenmeye özen göstermek gerekiyor. Ailelerin bu konudaki hassasiyetinden şüphem yok çünkü bu konuda çok fazla soru geliyor ve tavsiyelerimiz ilgiyle takip ediliyor. En önemli öğün kahvaltı Çocuklar için en önemli öğün kahvaltı. Her sabah düzenli yapılan kahvaltının öğrenme üzerinde olumlu etkisi olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Sürekli olarak öğün atlama, çocuğun okul performansı ve başarısı üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor. Sabah kahvaltısı, çocuğun daha başarılı olmasını sağlıyor. Çocuk, kendini uzun süre enerji dolu hissediyor. Kahvaltı yapan çocuklarda ileri dönemde şişmanlık görülme oranının daha az olduğunu da bir kez daha hatırlatmak...
Yaz mevsimi, saç ve cildimiz için zor bir dönem. Gerek güneş ışınlarından gerekse deniz ve havuz suyundan olumsuz etkilenir. Saç nemini kaybedebilir ve kolayca elektriklenebilir. Güneşin zararlı ışınları, eğer gereken korumayı ve bakımı yapmazsanız cildin erken yaşlanmasına neden olabilir. Ayrıca havuz ve deniz suyu da cildin nemini kaybetmesine yol açabilir. Cildinizi vitaminlerle besleyin Saç ve cilt bakımı için birçok önlem alabilirsiniz. Güneşe çıkma saatlerini kontrol edebilir, koruyucular kullanabilir ve bakım uygulayabilirsiniz. Yaz başında bu konuda cilt sağlığı uzmanları oldukça önemli bilgilendirmelerde bulunuyor. Benim paylaşmak istediklerim tabii ki, beslenmeyle ilgili. Saç ve cilt bakımı için besinlerin gücüne yakından bakalım… Güzel bir cilt için önemli vitaminlerin başında C vitamini geliyor. Çünkü C vitamini, vücudumuzdaki bağ doku denen ve cilde sıkılık kazandıran bir protein olan kalojenin oluşmasında rol oynuyor. Ayrıca cildi sıkılaştırıyor. E vitaminiyse anti-oksidan etkisi sayesinde kırışıklıklar üzerinde etkili. Tüm yağlı tohumlar (fındık, badem, ceviz), zeytinyağı ve ayçiçek, E vitamini bakımından zengindir,...

Ergenlik dönemi çocukluktan gençliğe geçiş dönemi olduğu için pek çok yenilik vardır. Hepimizin geçtiği bu dönemde kafalar daha karışıktır. Genç kızlar için beğenilme arzusu ve dış görünüş daha önemli olmaya başlar. Erkekler için dış görünüşe olan ilgi biraz daha geriden gelebiliyor. Kliniğimize gelen danışanlarımız veya sosyal medyadan gelen sorulara baktığımızda da daha çok kızlar dikkat çekiyor. Ergenlik dönemi aslında fazla kilo konusunda tedbir almak için önemli bir dönem bir o kadar da riskli. Çünkü bu dönemdeki hızlı büyümeye paralel eğer yağ hücrelerinin sayısında artış olursa yetişkinlik döneminde kilolu ve obez olma riski daha yüksek oluyor. Oysa bu dönemde doğru beslenme ve egzersiz ile tedbir alınırsa ileriki yaşlar içinde önemli bir yatırım yapılmış oluyor. Gelelim riskli diğer konuya bu dönemde yapılan yanlış diyetler hızlı kilo verme çabaları büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebiliyor. Kısa sürede hızlı kilo verme çabası, beslenme yetersizliği veya aşırı zayıflık durumu cilt sağlığı, saç sağlığı, boy uzaması, adet...

Kilo vermek kadar bölgesel zayıflama da birçok kişi tarafından merak edilen bir konu. Göbeğimi nasıl eritirim, basenlerimdeki fazlalıklardan nasıl kurtulurum? Biz beslenme ve diyet uzmanlarının en çok duyduğu sorular arasında. Dışarıda yemek yerken yan masamda oturanlar veya danışanlarımız ya da yürüyüş yaparken karşılaştığım herkes aynı ruh hali içinde. Size bölgesel zayıflamayla ilgili çok önemli bir sır vereceğim: Ne yazık ki böyle bir şey yok. Bölgesel zayıflama bir şehir efsanesidir. Bölgesel kilolarınızdan tamamen kurtulma gibi şansınız maalesef yok. Üzgünüm büyük armut kilo verince küçük armut aynı şekilde büyük elma kilo verinde küçük elma olur; sadece diyet yaparak bunu değiştiremezsiniz. İlaç ve kremlerle bölgesel yağlarınızı sihirli bir şekilde yok edemezsiniz. Biz yiyeceklere adres veremeyiz, hangi bölgedeki depo yağların yakılacağına genetik şifreniz karar verir. Sadece kalça eriten diyet veya sadece göbeği yakan egzersiz olmaz. Kalori kısıtlaması depo yağların yakılmasını sağlar, egzersizse kas kuvvetini artırarak kasın yağ yakma kapasitesini artırır ve enerji harcamasıyla kalori...