
Eskiden medya denilince aklımıza televizyon, gazete ve dergiler gelirdi. Son yıllarda geleneksel medyanın yanına bir de sosyal medya eklendi. Bilgi ve teknoloji çağının getirisi, akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar hayatımızın eksilmez bir parçası haline geldi. Bir çok konuda hayatımızı kolaylaştırdığı kesin, ama dikkatli ve kontrollü kullanılmazsa sorunlara da yol açabiliyor. Ocak 2017’de alınan verilere göre Instagram, dünya çapında 600 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip, Facebook ve Tumblr’dan sonra üçüncü büyük sosyal medya platformu haline geldi. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, kullanıcılar, Instagram’da her gün ortalama 21.2 dakika harcıyor; 18-29 yaş grubu ise, en az 30 dakika harcıyor. Yediklerinizin Resmini Çekiyor musunuz? Sosyal hayatın da ayrılmaz bir parçası olan bu teknolojik ürünler yemek masasında da sıklıkla kullanılıyor. Bir çoğumuz yediğimiz yemeklerin fotoğraflarını sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyoruz, ya da en azından bu tür paylaşımlar yapan hesaplara rastlamışsınızdır. Ben de fırsatını bulduğum zaman sosyal medya hesaplarımdan bu tür paylaşımlar yapıyorum Adana’da kebap fotoğrafları,...

Ramazanın bitmesi ve ardından bayramın gelmesi, uzun süren açlık psikolojisinden çıkarak özgürlük hissiyle daha fazla yemek yeme ihtiyacı hissettirebilir. Ama bu dönemde kendinize daha fazla özen göstermelisiniz. Bu yıl yaz aylarına denk gelen ramazanda egzersiz yapma imkanınız da olmadıysa metabolizmanız biraz yavaşlamış olabilir. Bayramda diyet yapın demeyeceğim elbette, zaten özel günler ve tatillerde kilo vermek gerçekçi bir hedef olmayacaktır, amacınız kilonuzu ve sağlığınızı korumak olsun yeter. Bunun için de aslında çözüm çok kolay miktara dikkat ederek yemek ve dengelemeyi başardınız mı hiç korkmayın Yemeklerinizi yavaş yavaş yemeniz ve porsiyonlarınızı azaltarak midenize de yardım edin lütfen uzun süre aç kalan m,ideyi birden doldurmayın bayramda. Sıvı tüketimi her zaman önemli fakat yüksek miktarda hayvansal protein aldığınız ve tatlı tüketiminin arttığı bayram günlerinde daha da önem taşıyor. Su toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlıyor. Bu sebeple gün için de 2-2,5 litre su içmeye özen gösterin Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine, sütlü tatlılar veya meyve tatlısı...

Yaz ayları gelince akla ilk gelen tatildir bahar ayı ise yaza hazırlıktır. Diğer deyişle tatile hazırlık bunun için egzersiz gözden geçirilir eğer kıştan kalan kilo var ise verilmeye çalışılır. Peki ya daha sonra yaz bitiminde kilo alanların çok olduğunu 23 yıllık tecrübemle size çok rahat söyleyebilirim. Tatilleri yeme fırsatı olarak görmeyin bedeninizi ve ruhunuzu dinlenme olarak değerlendirin. Özellikle de paket program olan oteller ve en tehlikelisi ise çoğu zaman açık büfeler. Uzun yaz akşamlarında masada geçirilen uzun saatler ve kalabalık gruplarda tabi ki önemli bir etkileyici faktör. Tabi ki çözümü var merak etmeyin tatile hatta açık büfeye rağmen kilo almamak mümkün. Öncelikle yaz programınızı gözden gözden geçirin Hedef: Bir planımız olmadığında, yazın boş zamanı bir divanda uzanarak, bilgisayarın ya da televizyonun önünde hareketsiz şekilde geçirmek kolaydır oysa hedefiniz var ise ve önceden ulaşılabilir şekilde planlarsanız durum böyle olmaz. Örneğin şartlarınıza uygun olarak daha fazla yüzmek, yürümek, bisiklete binmek...

Ramazanda beslenmeyle ilgili en büyük sorun öğün sayısının azalmasıdır. Bu dönemde normal zamanlarda olduğu gibi 3 ana öğün ve ara öğünlerle beslenmek mümkün olmuyor. Ama ramazanda da öğün dengesini sağlayarak yeterli ve dengeli beslenmek mümkün. Bu dönemde öğün düzenini sahur, iftar ve ara öğün şeklinde ayarlayarak bütün gün içinde almanız gereken enerji ve besin öğelerini bu öğünlere bölebilirsiniz. Ramazanda en çok ihmal edilen öğün genellikle sahurdur. Fakat bu öğün bizi gün boyunca tok tutmayı sağlayacak, sıvı kaybından etkilenmemizi en aza indirecektir. Ramazanda dengeli beslenmeyen ve sahura kalkmayan kişilerde; kan şekeri düşüklüğü, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi sağlık problemleri olabiliyor. Ayrıca öğün sayısının az olması gün içinde yorgunluk, konsantrasyon azalması, uyku hali gibi durumlara da yol açabiliyor. Sahura kalkmak kadar sahurda yedikleriniz de önemli. Gece yenilen ağır yemekler hem mideyi rahatsız edebilir hem de yağa dönüşme riski daha yüksektir. Bu...

11 ayın sultanı Ramazan geldi. Öncelikle hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme çok büyük önem taşıyor. Ben de Ramazan boyunca önerilerimle sizlerle birlikte olacağım. Ramazanda sağlıklı beslenmenin 10 ip ucu; Bu ayda genel olarak toplam öğün sayısı sınırlanır ancak buna karşın öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olabilir. Ramazanda ideal beslenme öğün sıklığının normal hayata yakın şekilde uygulanması ile sağlanabilir. Oruç tutan kişiler yaklaşık 16-17 saat açlık ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşebilir, konsantrasyon azalabilir. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır. Bu nedenle sahur öğünü çok büyük önem taşıyor. Öğünlerinizi genel olarak sahur, İftar ve Ara Öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Sahura kalkmayı alışkanlık haline getirmek yapılacak en doğru davranıştır, bu şekilde hem açlık süreniz azalır hem...

Ananas eskinin lüks meyvelerindendi, herkesin ulaşamadığı çoğumuzun sadece televizyonlarda, reklamlarda gördüğü ama şuan küçük, büyük tüm marketlerde bulabiliyoruz. Hem çok lezzetli hem de ödem, selülit gibi sorunlarla baş etmemize yardımcı. Gelin ananası tüm yönleriyle inceleyelim. Yaz Geliyorsa Selülite Karşı Ananas Ananas, bromelain adında proteinleri sindirici etkiye sahip bir enzim içerir. Bu nedenle özellikle doğal yönden etin yumuşatılması işleminde kullanılır. Sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan inflamasyon ve ödemi de etkili bir biçimde azaltır. Zedelenmiş dokuların iyileşme süresini kısaltabilir. Bromelain dokularda meydana gelen ödem ve inflamasyon sonucu ortaya çıkan artrit, sinüzit, gut hastalığı, bademcik iltihabı ya da yaralanma ve burkulmaların iyileşmesine yardımcı olur. Son yapılan çalışmalar gösteriyor ki Bromelainin anti-inflamatuvar özelliği kanın pıhtılaşmasını önleyerek kalp krizi geçirme ve inme riskini azaltıyor. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sistemini destekler. Dokuların iyileşme süresini kısaltması, inflamasyon ve ödemi azaltması da onun selülit savar olarak nitelendirilmesine sebep olan özelliklerinden bazıları. Yani doğru...

Biz yetişkinler gibi bazen çocuklar da fazla kilolarıyla mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Aslında obezite ile mücadele çocukluk döneminde başlamalı çünkü ergenlik dönemini fazla kilolu olarak tamamlayan çocukların yetişkinlik döneminde obez olma ihtimali çok daha fazla. Aileler çocuklarının kiloyla mücadele döneminde popüler yöntemlere başvursa da bizim için iyi olan programlar onlara uygun olmayabiliyor. Çocukların beslenmeleri onlara özel, gereksinimlerini tam olarak karşılayacak şekilde programlanmalı. Çocuğunuzun Doğru Kilosunu Öğrenin: Hekiminize ve bir beslenme uzmanına danışarak, çocuğunuz olması gereken doğru kiloyu öğrenin, fazla kilolu olan çocukların tüm testleri yapıldıktan sonra beslenme gereksinimlerine göre doğru bir program oluşturun. Çocuğunuzun Diyet Yapmasına ve Takviye Gıda Almasına Siz Karar Vermeyin: Kilo kaybı için kendiniz karar verip çocuğunuza diyet yaptırmayın. Eğer diyet gerekli değilse büyüme çağındaki çocuk gerek duyduğu bazı çok önemli maddelerden mahrum kalabilir veya diyetteki yasaklar onun yetişkinlik döneminde gıdalara ve beslenmeye olan bakış açısını olumsuz etkileyebilir. Tüm Ailenizin Beslenme Alışkanlıklarını Gözden Geçirin Çocuklar alışkanlıklarını ailesinden...

Badem Sütü Bademi, sadece badem olarak tüketmek zorunda değilsiniz. Son zamanlarda daha da popüler olan badem sütünü de deneyebilirsiniz. Smoothilerinizi, sabah yulaflı kahvaltınızı badem sütüyle çeşitlendirebiliriz. Lezzetli olduğu kadar protein, kalsiyum, fosfor ve E vitamini içeriğiyle besleyicidir. Üstelik evde de kolaylıkla yapabilirsiniz; Evde badem sütü yapımı 1 su bardağı çiğ badem 3 su bardağı su 1 tatlı kaşığı vanilya 1tatlı kaşığı tarçın 1 su bardağı badem bir gece önceden 2 su bardağı su ile ıslatılır. Yumuşamış bademler süzülür ve kabukları soyulur. Daha sonra süzülmüş su ve kabuksuz bademler tekrar birleştirilerek blenderdan geçirilir. Üzerine 1 bardak daha su eklenerek karıştırılır. İnce bir süzme bezi veya tülbent yardımıyla bademler süzülür. Badem sütünün içine aroma vermesş için tarçın veya vanilya ekleyebilirsiniz NOT: Artan badem tortusunu atmayın, kurabiye ve kekleriniz için badem unu yaparak tüketebilirsiniz. Badem sütünün nasıl yapıldığını Youtube kanalımda da anlattım. Kimler Badem Sütü İçmeli? İnek sütü veya keçi...

Daha önce insülin direncinin ne olduğuyla ilgili detaylı bir yazı yazmıştım, okumak isterseniz tıklayabilirsiniz, bu yazımda da 10 maddede insülin direnci olanların beslenme düzenlerinde nelere dikkat etmesi gerektiğini yazdım. Basit şekerden ve basit şeker içeren besinlerden uzak durun Karbonhidrat içeren besinleri tek başına tüketmemeye özen gösterin, yanına süt/yoğurt/peynir veya badem/fındık/ceviz gibi protein kaynağı olan besinler eklemek kan şekerini kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Çok uzun saatler aç kalmayın ve 3 ana öğünü atlamayın. Meyvelerin suyu yerine kendisini tüketmeye özen gösterin çünkü meyveler aynı zamanda lif içerirler ve bu sayede kan şekerini daha yavaş yükseltirler. Meyve tüketirken porsiyon ölçülerine de dikkat edin, meyve karbonhidrat içeren bir besin olduğu için fazla tüketmek kan şekerinizi kontrol altına almanızı zorlaştırabilir. Beyaz ekmek yerine tam buğday, tam çavdar ekmeği, pirinç yerine bulgur tüketmeye çalışın. Tam tahılların tüketimine özen gösterin. Haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketin. Yoğurt, kefir, pancar gibi probiyotik besinleri beslenmenize ekleyin....

İnsülin, vücudumuzdaki birçok işlemi kontrol eden önemli bir hormondur. Birçok modern sağlık sorununun merkezinde bu hormon ile ilgili problemlerin olduğu düşünülüyor. Hücrelerimiz bazen insüline cevap vermeleri gerektiği gibi cevap vermezler, bu duruma insülin direnci denilir ve oldukça yaygın bir durumdur. Yapılan bir çalışmaya göre obez bireylerin % 70’inin insülin direncine sahip olabileceği bildiriliyor. Ayrıca obez çocukların ve gençlerin üçte birinin insülin direncine sahip olduğu düşünülüyor Bu rakamlar korkutucu gözükebilir fakat iyi haber şu ki insülin direnci yaşam tarzınızdaki basit değişiklikler ile büyük ölçüde iyileştirilebilir. İnsülin ve İnsülin Direnci Tanımları İnsülin pankreas adlı organın salgıladığı bir hormondur. Ana rolü kanda dolaşan şeker miktarını düzenlemektir. Her ne kadar insülin kan şekerini düzenlemede rol alsa da, yağ ve protein metabolizmalarını da etkiler. Karbonhidrat içerikli bir yemek yediğimizde kan dolaşımımızdaki kan şekeri miktarı artar. Pankreastaki hücreler bu artışı fark eder ve kan dolaşımına insülin salgılar. Bu durum kandaki şeker miktarının düşmesine yol açar...