
Ananas eskinin lüks meyvelerindendi, herkesin ulaşamadığı çoğumuzun sadece televizyonlarda, reklamlarda gördüğü ama şuan küçük, büyük tüm marketlerde bulabiliyoruz. Hem çok lezzetli hem de ödem, selülit gibi sorunlarla baş etmemize yardımcı. Gelin ananası tüm yönleriyle inceleyelim. Yaz Geliyorsa Selülite Karşı Ananas Ananas, bromelain adında proteinleri sindirici etkiye sahip bir enzim içerir. Bu nedenle özellikle doğal yönden etin yumuşatılması işleminde kullanılır. Sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan inflamasyon ve ödemi de etkili bir biçimde azaltır. Zedelenmiş dokuların iyileşme süresini kısaltabilir. Bromelain dokularda meydana gelen ödem ve inflamasyon sonucu ortaya çıkan artrit, sinüzit, gut hastalığı, bademcik iltihabı ya da yaralanma ve burkulmaların iyileşmesine yardımcı olur. Son yapılan çalışmalar gösteriyor ki Bromelainin anti-inflamatuvar özelliği kanın pıhtılaşmasını önleyerek kalp krizi geçirme ve inme riskini azaltıyor. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sistemini destekler. Dokuların iyileşme süresini kısaltması, inflamasyon ve ödemi azaltması da onun selülit savar olarak nitelendirilmesine sebep olan özelliklerinden bazıları. Yani doğru...

Daha önce insülin direncinin ne olduğuyla ilgili detaylı bir yazı yazmıştım, okumak isterseniz tıklayabilirsiniz, bu yazımda da 10 maddede insülin direnci olanların beslenme düzenlerinde nelere dikkat etmesi gerektiğini yazdım. Basit şekerden ve basit şeker içeren besinlerden uzak durun Karbonhidrat içeren besinleri tek başına tüketmemeye özen gösterin, yanına süt/yoğurt/peynir veya badem/fındık/ceviz gibi protein kaynağı olan besinler eklemek kan şekerini kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Çok uzun saatler aç kalmayın ve 3 ana öğünü atlamayın. Meyvelerin suyu yerine kendisini tüketmeye özen gösterin çünkü meyveler aynı zamanda lif içerirler ve bu sayede kan şekerini daha yavaş yükseltirler. Meyve tüketirken porsiyon ölçülerine de dikkat edin, meyve karbonhidrat içeren bir besin olduğu için fazla tüketmek kan şekerinizi kontrol altına almanızı zorlaştırabilir. Beyaz ekmek yerine tam buğday, tam çavdar ekmeği, pirinç yerine bulgur tüketmeye çalışın. Tam tahılların tüketimine özen gösterin. Haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketin. Yoğurt, kefir, pancar gibi probiyotik besinleri beslenmenize ekleyin....

Cildinizin parlaklığını ve elastikiyetini yitiriyor etrafınızdakiler yorgun ve sağlıksız göründüğünüzü mü söylüyor? O zaman beslenmede bazı değişiklikler yapmanın vakti çoktan gelmiş. Besinlerin vücudumuzun her bölgesi için farklı bir gücü ve önemi var. Beslenme bilimi saç telimizden ayak tırnağımıza kadar etkin olan kırktan fazla besin öğesini her gün almamızı şart koşuyor. Vitaminler ve mineraller cildinizin beslenmesi için gereklidir C, E, A, K ve B kompleks vitaminleri cilt sağlığınızın gelişimine yardımcı olabilir. C ve E vitamini: Yeni yapılan birçok dermolojik araştırma güneşe maruz kalmanın etkilerini vitaminlerin gücü ile tersine çevirebileceğini belirtmiştir.2002 yılında yayınlanan bir çalışmada güneş ışınlarından lokal olarak C ve E vitamini uygulaması ile fark edilir derecede düzelme sağlandığı belirtilmiştir. Şubat 2005’te yayınlanan başka bir çalışmaya göreyse uzun dönemde C ve E vitamini alan kişilerde UVB radyasyonuna maruz kalarak oluşan güneş yanıklarında azalma olduğu belirtilmiştir. Antioksidan kapasitesi yüksek olan bu vitaminler deri hücrelerindeki DNA hasarını da azaltabilmektedir. C ve E vitamini serbest...

Demir eksikliği Türkiye’de çok görülen bir hastalıktır. Demir vücudumuz için önemli bir mineraldir, vücutta üretilmediği için besinler yoluyla yeterli miktarda alınması gereklidir. Özellikle bazı dönemlerde ve riskli gruplarda, alımı takip edilmelidir. Hamileler ve bebeğini emzirenler, çocuklar, büyüme çağında ve aşırı adet kanaması geçiren genç kızlar risk grubundadır. Gelişme çağındaki çocukların vücut ve beyin gelişimleri için önemlidir. Eksikliğine bağlı kansızlık, basit bir kan testi ile belirlenebilir. Ülkemizde üreme çağındaki birçok kadında bu mineralin eksikliğine bağlı kansızlık görülebilmektedir. Vücuttaki demir deposu tükenirse Demir eksikliğiyle karşı karşıya kalabilecek riskli grup dışında aşırı kan kaybına bağlı bazı durumlar da anemiye sebep olabilir; mine kanaması, peptik ülser, bağırsak kanseri, rahim kanseri uzun dönem aspirin kullanımı gibi. Kanda oksijeni taşıyan hücrelerin ismi “alyuvar”dır. Bu hücreler vücutta düzenli olarak kemik iliğinde üretilir. Besinlerle aldığımız demirin, alyuvarların yapımı ve oksijen taşıması için önemlidir. Besinlerle gelen demirin ihtiyaç fazlası, vücutta depolanır. Ancak yeterli demir alınmazsa bu depo tükenir ve...

Stres ve duygusal yemek yeme birbiriyle yakından ilişkilidir. Duygusal yemek yeme nedenlerinin ne olduğunu öğrendiğinizde, bu davranışı daha kolay önleyebilirsiniz Duygusal yemek yemenin bir çok nedeni vardır ve stres önemli bir yemek yedirici olabilir. Kortisol hormonu etkisi, çocuklukta besinlerin ceza veya ödül olarak kullanılmış olması bazı boşluk duygularının yemek ile doldurulması bu noktada önemlidir ve çözüme gitmekteki en önemli nokta ise farkındalıktır. Aşağıdaki test ile kendinizi değerlendirip farkındalığınızı harekete geçirebilirsiniz Stres testi ile kendinizi tanıyın! (Kaynak: Elizabeth Scott, Stress Management, 2007 ) 1. Yemek yemek için kendinizi çok mu meşgul buluyorsunuz? Bazı insanlar stresliyken, yemek yemeği unutabilirler veya ara öğünlerini atlayabilirler. Bu durumda değişen kan şekeri kişide ruhsal dalgalanmalara ve sağlıksız kilo kaybına sebep olur. Gün boyunca sağlıklı ve küçük öğünler tüketmek daha iyi bir seçimdir. Sonuç olarak kendinizi daha az stresli hissedebilirsiniz. 2. Hemen hemen sürekli kendinizi stresli mi hissediyorsunuz ve strese karşı koruyucu teknikleri bilmiyor musunuz? Eğer sürekli...

Anne sütü doğadaki en değerli besindir. İlk 6 ay süresince bebeği her ağladığında emzirmek ve ona anne sütünden başka besin vermemek, etkin süt verme şeklidir. Anne sütünün verimi bebek için çok önemlidir. Sadece anne sütü ile beslenen çocukların bağışıklık sistemi daha güçlü olur ve bu sayede birçok hastalığa karşı korunurlar. Anne sırf bu sebep için bile olsa, kilo vermek uğruna sütünü tehlikeye atmamalıdır. Emzirme döneminde, her gün yaklaşık 6 -7 çay bardağı, yani 600- 700 ml süt salgılanır. Bunun için harcanan kalori ise, her gün için 500 -700 kalori civarındadır. Biliyorum emzirirken kilo vermek her annenin arzusu ama korkmayın ve acele etmeyin. Süt verirken oluşan kalori kaybı 1 saat orta seviyede egzersize eşdeğerdir. Bu sebeple emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kabul edilen sınırlardaki kilo kazanımı ile bitirdiyse, 6 ay sonunda doğumda aldığı ve süt üretmek üzere depoladığı fazla kilolardan kurtulur. Benin önerim, annenin bir...

Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 – 4 saat sonra anormal acıkma ve gece tatlı isteği gibi şikâyetler, insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Uzun süre tatlı yemediğinizde canınız tatlı istemez hatta hiç aklınıza gelmez. Ama bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz. Her yemek sonrası vücudunuz tatlı yemeden doydum sinyali göndermez sanki beyninize veya gece çikolata yemeden uyuyamaz hale gelirsiniz. Bu durum birkaç sebepten kaynaklanıyor olabilir. Birincisi damak tadı ve beslenme alışkanlığınızı bu şekilde geliştirmiş olabilirsiniz veya psikolojik olarak sizi daha mutlu ettiğine ve tatlı yemeye ihtiyacınız olduğunuza inanırsınız veya insülin denen iştah canavarı pankreas tarafından kontrolsüz salınıyor olabilir. Her üç durumu da çözmek ve tatlı krizlerini yenmek mümkün. Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 – 4 saat sonra anormal acıkma ve gece tatlı isteği gibi şikâyetler insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Özellikle fazla kilonuz varsa...

Kilo vermek kadar bölgesel zayıflama da birçok kişi tarafından merak edilen bir konu. Göbeğimi nasıl eritirim, basenlerimdeki fazlalıklardan nasıl kurtulurum? Biz beslenme ve diyet uzmanlarının en çok duyduğu sorular arasında. Dışarıda yemek yerken yan masamda oturanlar veya danışanlarımız ya da yürüyüş yaparken karşılaştığım herkes aynı ruh hali içinde. Size bölgesel zayıflamayla ilgili çok önemli bir sır vereceğim: Ne yazık ki böyle bir şey yok. Bölgesel zayıflama bir şehir efsanesidir. Bölgesel kilolarınızdan tamamen kurtulma gibi şansınız maalesef yok. Üzgünüm büyük armut kilo verince küçük armut aynı şekilde büyük elma kilo verinde küçük elma olur; sadece diyet yaparak bunu değiştiremezsiniz. İlaç ve kremlerle bölgesel yağlarınızı sihirli bir şekilde yok edemezsiniz. Biz yiyeceklere adres veremeyiz, hangi bölgedeki depo yağların yakılacağına genetik şifreniz karar verir. Sadece kalça eriten diyet veya sadece göbeği yakan egzersiz olmaz. Kalori kısıtlaması depo yağların yakılmasını sağlar, egzersizse kas kuvvetini artırarak kasın yağ yakma kapasitesini artırır ve enerji harcamasıyla kalori...

Ramazan gelince sofralar şenleniyor, pide kuyrukları güllaç tarifleri her yerde göze çarpıyor, maalesef bazen böyle özel dönemlerde bazı gıdaların da fiyatında artış oluyor. Bende bu yüzden sınırlı bütçe ile güzel ve farklı sofralar hazırlamak hem de Ramazan geleneklerine uygun tarifleri gözden geçirdim. Önce genel olarak her Ramazan aylarında tekrar ettiğimiz sağlıklı beslenme önerilerine göz atalım sonra detaylara bakalım Mutlaka sahura kalkın sizi tok tutacak ve su ihtiyacınızı karşılayacak seçimler yapın İftarda midenizi yormayın iyi çiğneyin yavaş yemeye özen gösterin Çok sıcak ve soğuk besinler seçmeyin hafif bir öğün ile başlayıp küçük ara öğünler ile devam edin Tatlı seçimlerinizde kontrollü olun haftada en fazla 2 defa tercih edin sütlü tatlı, dondurma, hamur tatlısını dengelemeye çalışın Lifli besinleri unutmayın sebze ve meyveyi ihmal etmeyin Yeterli sıvı alımını özellikle yaz ayında sağlamak için başta su olmak üzere, az şekerli komposto, limonata, maden suyu ve bitki çayları ile dengeleyin İftar ve sonrasında 2 küçük...

Yaz mevsimi gelince maalesef magazin sayfalarından hiç eksik olmayan herkesi ilgilendiren bir gündem oluşuyor. Bahanesi çok kabul edeniz az sevimsiz bir konu. Selülitten bahsediyorum. Çünkü selülit bir hastalık değil ve çok özel durumlar dışında estetik kusur olarak kabul edilmiyor. Ancak bu kadar gündeme getirildiği için herkes sürekli bir saklanma ve köşe kapmaca halinde. Oysa kadının doğasında var çünkü östrojen yani kadınlık hormonu bu yapıya sebep oluyor. Bu durumun kilolu olmak ile ilgisi olmadığını söyleyemem ama pek çok zayıf insanda bile selülit var buna karşılık kilolu olup hiç selüliti olmayan da var. Kadınların hatta şaşırtıcı şekilde erkeklerin de takibinde olan selülitten kurtulma şansı yok mu? Aslında yerleşmiş bir selüliti tamamen yok etmek mümkün değil oluşmadan tedbir almak daha önemli. Sadece diyet yaparak da selülitleriniz azalmıyor ancak yeni oluşum ve ilerlemesine karşı beslenmenin önemli olduğunu unutmayın. Tabi ki selülit ile mücadelede diyetin en iyi arkadaşı egzersizdir. Haftada en az üç gün 30-50...