
İnflamasyon Nedir? Neden Olur? İlk duyduğunuzda kötü bir şeymiş gibi görünse de inflamasyon aslında vücudumuzun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir. Vücutta her şeyin fazlasının olduğu gibi inflamasyonun da fazlası zarardır ve uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi birçok hastalığa sebep olabilir. Stres, değişen beslenme ve yaşam tarzı, egzersizin azalması gibi birçok faktör burada rol oynar. Bunun yanı sıra inflamasyon karşıtı bir beslenme şekli de inflamasyonun azalmasına destek olur. İnflamasyonum Olduğunu Nasıl Anlarım? Akut (kısa süreli) inflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon diyabet yani şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer ve kanser gibi birçok hastalığa sebep olabilir. Antiinflamatuar Diyeti Nedir? Etkileri Nelerdir? Anti-inflamatuar diyet, adından da anlaşıldığı gibi inflamasyonu azaltmaya yönelik oluşturulmuş...

Alkali beslenmenin arkasındaki teori; et, süt, şeker, kafein, alkol, yapay ve işlenmiş gıdaları tüketimini sınırlandırmak ve de daha fazla taze meyve ve sebze, kuru yemiş tüketerek vücudun pH seviyesini dengede tutmak. İlk başta kulağa hoş geliyor, bir de sonunda kilo vereceğiniz vaat edilince “denemeye değer” dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi kararınızı bir kez daha gözden geçirmeniz için bu diyetin çok yönlü bir incelemesini yapalım. Meyve ve sebzeler alkali diyetin temelini oluşturuyor. Yaş ilerledikçe alkali beslenmenin yaralanma ve metabolizma üzerinde de olumlu etkileri olduğu düşünülüyor. Ancak ilgili çalışmaların yetersiz olduğunu hatırlatmakta fayda var. Alkali diyet uygulamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta rafine şeker tüketmemek. Rafine şeker tüketiminin kalp sağlığından cilt sağlığına kadar birçok sağlık problemi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söylemek mümkün. Progress in Cardiovascular Diseases dergisinde yayımlanan bir çalışma, sadece birkaç hafta şekerden zengin bir diyet tüketmenin kardiyovasküler hastalığa sahip bireylerde yüksek toplam kolesterol, trigliseritler, LDL, okside LDL, ürik asit,...

Ketojenik Diyet Nedir? Nasıl Yapılır? Son yıllarda popülerliği artan ketojenik diyeti eminim siz de çokça duymuşsunuzdur. Peki ketojenik diyetin temelinin bir tedavi protokolü olduğunu biliyor muydunuz? Ketojenik diyet ilk olarak 1920’li yıllarda epilepsi tedavisi için günde 50 gram daha az karbonhidratlı beslenme şeklinde uygulanan bir tedavi protokolü olarak ortaya çıkmış. Bu beslenme planında karbonhidratların yerini yağlar alıyor ve beslenme düzeni, yüksek yağ, düşük karbonhidrat, orta derecede protein içerecek şekilde oluyor. Ketojenik diyet denince birçok kişinin aklına yüksek protein geliyor olabilir ama ketojenik diyet yüksek proteinli diyet demek değil. Ketojenik diyette karbonhidrat ve protein alımı sınırlı, hatta günlük karbonhidrat alımı 50 gramın altında ve bu durum vücutta keton cisimciklerinin oluşmasını sağlıyor. Oluşan keton cisimciklerinin enerji kaynağı olarak kullanılmasıyla yağ yakımı hedefleniyor. Ama dikkat ! Ketojenik diyet kontrollü uygulanmazsa ketosiz sebebiyle bazı yan etkiler görülebiliyor. İlk karşılaşılan ve fark edilen durum genellikle ağız kokusu oluyor, aşırı susama, idrar yapma ve dehidrasyon (sıvı...

IF (Intermittent Fasting) Diyeti Nedir? IF diyeti (Intermittent fasting) yani “Aralıklı oruç” kavramını daha önce sıklıkla duymuş, hatta bu beslenme düzenini uygulamış olabilirsiniz. Bu düzeni uygulayarak kilo verenlerin sayısı oldukça fazla, ancak her birey bu beslenme düzenine uyum sağlayamayabiliyor. IF (Intermittent Fasting) Diyeti Nasıl Yapılır? “Aralıklı oruç”, aslında bir diyet şekli değil daha çok beslenme düzeni. Hangi yiyecekleri yemeniz gerektiğini değil de onları ne zaman yemeniz gerektiğini planlıyor. Bu beslenme düzenini uygulamanız için aslında birden fazla yöntem var. Bunlar; 16/8 yöntemi: En çok kullanılan metotlardan biri olan 16/8 yöntemi gün içinde 16 saat aç kalmayı ve 8 saat yemek yemeyi tavsiye eder. Yani akşam 19.00 gibi yemeğinizi yediyseniz ertesi gün öğle 11’e kadar aç kalırsınız ve öğünlerinizi 11.00-19.00 arasında tüketecek gibi planlarsınız. Açlık süresince su, kahve, çay ve diğer kalorisiz içecekleri tüketebilirsiniz fakat şeker içermemesi önemli. Ayrıca besin takviyesi de alabilirsiniz. 10/14 yöntemi: Aralıklı oruç kadınlarda ve erkeklerde farklı etki...

Sizce doğaya zarar vermeden beslenmek mümkün mü? Bugün son yıllarda adından sıklıkla söz ettiren beslenme modeli klimataryen beslenmeden bahsetmek istiyorum. New York Times dergisinde yayınlanan tanımlamaya göre klimataryen beslenme, iklim krizini durdurmak ve hatta geri almak için uygulanan bir beslenme modeli. Bu beslenme programında her zaman desteklediğim yerel ürünlerin, karbon ve su ayak izi düşük olan besinlerin tüketimi anahtar noktalardan. İklim Dostu Beslenme Nedir? İklim dostu beslenme sera gazı salımını, hayvansal gıdaların tüketimini minimum seviyeye indirmeyi hedefleyen tavuk eti ve balık etini de sınırlı tüketimi öneren bir beslenme biçimidir. Yerel besinleri tüketmeyi teşvik eder. Sera gazı salınımı sadece üretimde değil nakliye paketlenme ve atık yolunda da karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla yerel besinleri tercih etmek, mevsiminde beslenmek, atık oluşturmamaya özen göstermek de iklim dostu beslenme düzeninin içinde. Klimataryen Nasıl Olunur? Yediklerinizi iklim değişikliğine göre seçiyor mevsiminde olan meyve ve sebzeleri tüketmeyi tercih ediyor, nakliye gibi nedenlerden dolayı oluşan sera gazı salımını önemsiyor,...

Tarihimizin en büyük yıkımlarından birine ülkece tanıklık ediyoruz. Ne yazık ki depremle birlikte evini, ailesini, sevdiklerini, hayallerini kaybedenler oldu, olan sadece binalara olmadı… Bizler de bu zor günlerde birlikte iyileşip ülke olarak yaralarımızı birlikte saracağız. Yaralarımızı sarmaya eğitim, bilim ve hakkaniyetten uzaklaşmadan, şefkat ve insanlıktan kopmadan, özümüze sarılarak devam edeceğiz. Dayanışma En Önemlisi Öncelikle depremzedelerimizin uzun dönem desteğe ihtiyacı olacağını hatırlayalım. Yapılacak yardımların da, sağlanan gıda ve ilaçların da sürdürülebilir olması gerekiyor. Çünkü ihtiyaçlar günden güne değişecek, bu noktada hepimize görev düşüyor. Hepimiz kendi alanlarımız ve uzmanlıklarımızda daha fazla fayda sağlayamaya devam edeceğiz. Bir beslenme uzmanı olarak beslenme ve gıda güvenliğinden, bölgedeki ihtiyaçlardan bahsetmeye çalışacağım. Afet Döneminde Beslenme Önerileri Afet öncesinde ve sonrasında birçok noktaya dikkat etmek gerekiyor; afet öncesinde aldığımız önlemler ve yaptığımız planlar, afet sonrasındaki aksiyonlarımızı kolaylaştırabiliyor. Olası büyük depremlerde yardım ekipleri ulaşana kadar acil ihtiyaçlarımızı ve hayatta kalmamızı kolaylaştıracak eşyaları koyabileceğimiz deprem çantaları önemli rol oynuyor. Örneğin...

Histamin Diyeti Nedir? Histamin, sindirim ve bağışıklık sisteminde yer alan bir çeşit nörotransmitter. Çevresel zararlı bileşenlerden yani alerjen ve toksinlerden vücudumuzu koruyor. İnsan vücudu için önemli olan histaminin vücut tarafından parçalanamadığı durumlarda kişilerde sağlık problemleri görülebiliyor. Nasıl mı? Histamini parçalayan enzim eksikliğinden kaynaklı histamin vücutta birikmeye başlar. Histamin-N-metiltransferaz (HMT) ve diaminoksidaz (DAO) histamini parçalayan iki enzimdir. Histamin intoleransı genellikle DAO yetersizliğinde ortaya çıkar. Bu durumda histamin kanda birikir ve kişilerde karın ağrısı, adet düzensizliği, reflü, uyku problemleri, kalp damar problemleri görülebilir. Peki bunun tedavisi var mı? Nasıl bir yol izlememiz gerekiyor? dediğinizi duyar gibiyim. Bu noktada yapmanız gereken histamin diyeti uygulamak. Histamin Diyeti Nasıl Yapılır? Histamin diyetinde temel amaç beslenmenin histamin düzeylerinde oluşturduğu etkiyi en aza indirmek diyebiliriz. Ancak bu demek değildir ki bu diyeti uygulayarak histamin düzeyini sıfırlayacağız. Çevresel zararlı bileşenlerden kaynaklı histaminin etkisini sıfırlamamız maalesef mümkün değil. Bu diyette temel amaç histaminden zengin olan ve histamin salgılatan besinleri...

Eliminasyon Nedir? Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz ‘’eliminasyon’’ yani kelime anlamıyla elemeyi, metabolizmamızda oluşan atıkların idrar veya dışkı yoluyla vücuttan uzaklaştırmak olarak tanımlayabiliriz. Eliminasyon diyeti için , genellikle gastrointestinal problemlerin nedenlerini bulmak için bazı besinlerin beslenme planından çıkarıldığı bir diyet planı demek mümkün. Gıda alerji ve intoleranslarını da tespit etmek için iyi bir standart. Eliminasyon Diyeti Nasıl Yapılır? Huzursuz bağırsak sendromu, egzama ve cilt problemleri, migren, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi bir çok hastalıkta uygulanabilen ve bu hastalıklara iyi gelen eliminasyon diyeti, 2 aşamadan oluşuyor ve yaklaşık 4-6 hafta kadar uygulanması planlanıyor. İlk aşamaya, belirli yiyecekleri beslenme planınızdan çıkarmak ile başlıyorsunuz. Bu aşamada vücudun olumsuz reaksiyon gösterebileceği, sindiremediği ve intolerans riski yüksek bütün besinler beslenme programından tamamen çıkarılıyor. Bu süre ortalama 2-4 hafta sürebiliyor. Diyete başlamaya sebep olan bütün semptomların bu sürede geçmesi bekleniyor. 2. Aşamada ise hangilerinin semptom yarattığını görmek için onları yavaşça yeniden beslenme planınıza dahil ederek ilerliyorsunuz....

Kolesterol hakkında neler biliyorsunuz? Peki değerlerinizi en son ne zaman ölçtürdünüz ? Vücut için faydalı mı yoksa zararlı mı, yüksekliği nelere sebep olabilir, besinlerle alınabilir mi? Hadi hep birlikte kolesterol ile ilgili bilgilerinizi tazeleyelim Kolesterol Nedir? Önce kolesterolün tanımı ile başlayalım. Kolesterol karaciğer tarafından üretilen mumsu yapıda bir maddedir. Vücudumuzda yağlar tarafından yapılır ve hücre duvarı yapımında ve bazı hormon ve dokuların formunda da görev alır. Kolesterol çeşitleri, kolesterolü düşüren ve yükselten besinler için tıklayın. Kolesterol Faydalı mı Zararlı mı? Kolesterol hep kötü gibi algılansa da aslında vücut için birçok önemli işlevi vardır. Hücre duvarlarının sağlam kalmasına yardımcı olurken geçirgenlikten de sorumludur. Hücrelerin yapısında bulunur ve beyinde sinir sisteminin uyarılmasını sağlar. Kolesterol varlığında testosteron, östrojen, progesteron ve kortizon gibi hormonlar sentez edilir, ayrıca yağların emilimini sağlayan safranın bileşiminde yer alır. Ancak vücuttaki herhangi bir şey gibi, çok fazla olması veya yanlış yerlerde olması problem yaratabilir. Kolesterol Hastalarının Dikkat Etmesi Gereken...

Yaz aylarında yaşadığımız en büyük sıkıntı susuzluk kaynaklı oluyor. Hava sıcaklıklarının gittikçe artması ile suya duyulan ihtiyaç da artıyor. Bu dönemde vücudumuz normalden çok daha fazla sıvı ve elektrolit kaybediyor. Bu kayıplar belirli bir noktaya ulaşırsa hayati boyutta tehlike taşıyacak duruma gelebilir. Sıvı tüketiminin yeterli ve dengeli bir biçimde olması yaz aylarını daha sağlıklı atlatmanıza yardımcı olacaktır. Yeterli su içmek atacağımız ilk adımlardan. Ama biliyorum ki yaz aylarında bir çok kişinin eli serinleten içeceklere kayıyor. Peki serinlemek için dışarda tükettiğiniz içecekleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? İşte size yaz aylarında serinletici, keyif verici, besleyici aynı zamanda da sıvı ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı bazı yaz içecekleri; 1.Tok Kalmak isteyenlere; Köpüklü Yeşil Ayran Yarım su bardağı maden suyu 1-2 su bardağı az yağlı yoğurt Bir tutam dereotu, birkaç yaprak taze nane, tuz Hazırlanışı: İnce ince kıydığınız taze otları, yoğurdu ve suyu mikserden geçirin. Maden suyu ilave ederek asitli bir içecek haline dönüştürün. Soğuk...