• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
24/07/2018

Teff tohumu hakkında sosyal medyadan çok soru aldım, zayıflattığına dair dijital ortamda pek çok söylenti var. Her zayıflama vaadine lütfen inanmayın. Hiçbir besin tek başına kilo verdirmez ve hiçbir besinde kilo almanın tek suçlusu olamaz Teff çayı mucize gibi düşünülmesin, teff bir tahıl tanesi ve kullanımı bu yönde, çay olarak reklamı çok yapılsa da bahsedilen çayın içeriğine baktığımızda teff dışında pek çok ilave var Teff, lif, aminoasit ve protein içerir, gluten içermez karabuğday ve kinoadan çok da farklı değildir. Teff tahıl ve un olarak daha yoğun kullanılıyor ve zor şartlara daha dayanıklı. Teffin diğer tahıllara göre demir içeriği daha yüksektir. Ancak teff tohumu çayından bahsediyorsak böyle bir durum söz konusu değildir. Teff’in Afrika’dan geliyor olması, ekosistem ve sürdürülebilir beslenme adına dünyamıza zarar veriyor. Eğer glutene karşı bir hassasiyetiniz yoksa bizim bulgurumuz hepimiz için ideal.

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
10/07/2018

Hayatımız geçmişte tekrar tekrar yaptığımız eylem ve düşüncelerin toplamından oluşur. Journal of Personality’de yayınlanmış bir çalışmaya göre verdiğimiz kararların %45’inden fazlası gerçek kararlar değil, alışkanlıklarla veriliyor. Ve alışkanlıklar otomatik hale gelmediği sürece vazgeçiliyor. Bir alışkanlığı değiştirmek ise her zaman zor bir süreçtir ve çaba ister. Çünkü birey yıllardır içinde bulunduğu rahatlık alanının dışına çıkmak zorundadır.  Bu cümlem sizi şaşırtacak olabilir ama yapılan çalışmalar bir alışkanlığın gelişmesi için gerekli sürenin çok farklı olabileceğini ve bu sürenin 18 ile 254 gün arasında değişebileceğini söylüyor. Daha önce hiç hayatınızda bazı şeyleri değiştirmek istediniz mi? İstediyseniz bu süreç size neler hissettirdi? Başarısızlık korkusu, risk alma korkusu bunlardan bazıları olabilir. Kısacası yaşam tarzı değişikliği 1 adımda gerçekleşmez. Bu sürecin temelinde yatan kritik bir varsayım, bu sürecin bir adımda değil ama belirgin ve önceden kestirilebilen aşamalar dizisinden geçerek gerçekleşebileceği. Sizin de hangi değişim aşamasında olduğunuzun farkına varmanız, başarınıza yardımcı olabilir. Değişimin 5 aşamasını biraz da beslenmeyle...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
28/06/2018

Seyahatler çoğu zaman yeme düzenimizin değişmesi anlamına gelir. Yolculuk sırasında paketli yiyecekleri tüketmek, sıvı tüketiminin azalması, seyahat ettiğimiz bölgelerde yeme düzeninin ve besin çeşitliliğin farklı olması sindirim sorunlarına yol açabilir. Sinirim sorunları hem kısa hem de uzun vadede yaşam kalitemizi oldukça etkiler. Seyahatler sırasında karşılaşabileceğimiz sindirim sorunları nelerdir? Bağırsaklarımızda yerleşmiş, çoğunluğu yararlı işlevlere sahip mikroorganizmalar topluluğuna “mikrobiyota” denir. Mikrobiyotamızda iyi ve kötü bakteriler bir arada yaşarlar. Kötü bakterilerin, orobiyotik olarak adlandırdığımız iyi bakterilere oranla daha fazla olması disbiyosiz yani bozulmuş bağırsak florası olarak adlandırılır. İşte bu durum, özellikle de seyahatlerde değişen beslenme tarzıyla ortaya çıkar ve şişkinlik, kabızlık, ishal gibi sindirim problemlerine yol açabilir. Seyahat sırasında bağırsak sağlığını korumak için neler yapabiliriz? Bağırsaklarımızdaki mikrobiyotanın dengesini koruyup düzelterek sağlığımıza destek olan canlı mikroorganizmalara “probiyotik” denir. Özellikle seyahat dönemlerinde probiyotiklerin önemi daha da ortaya çıkıyor. Seyahat öncesi mikrobiyotanın hazırlanması ve seyahat sırasında desteklenmesi sindirim sorunlarına engel olabilir. Çünkü probiyotikler bağırsaklarda bozulan dengenin...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
20/06/2018

Kilo vermek için aldığımızdan daha fazla kalori yakmamız gerektiğini biliyoruz. Peki bu kalorilerin nereden geldiği neden önemli? Bütün kaloriler birbirine eşit değil mi?     Teknik olarak bakıldığında 1 kalori, 1 kaloridir. Yani gün içinde almanız gereken bütün kaloriyi isterseniz birkaç dilim çikolatalı pastadan, isterseniz de farklı şeylerden karşılayabilirsiniz. Fakat vücudumuz bu kadar basit çalışmıyor yani, aldığınız kaloriler kadar kalorilerin nereden geldiğini de önemsiyor.   Fizyolojik olarak bakıldığında, aldığınız kalorilerin sebzeden mi yoksa şekerden mi geldiği fark ediyor. Çünkü midenizde 100 kalorilik sebze veya 100 kalorilik şeker eşit yer kaplamıyor. Midemiz boşken, açlık hissinin sorumlusu, yemek yemeyi tetikleyen hormon ghrelin salgılanır. Karnımız doyduğunda ise ghrelin hormonu azalmaya başlar.  Bir diğer hormon olan leptin ise,“doydum, bu” dedirten ve açlığımızı bastırarak beynimize daha fazla yememesi gerektiği mesajını ileten hormondur.  Eğer aynı kaloride düşük hacimli yiyecekler tüketirseniz tokluk hissi yaratan hormon devreye giremez/geç girer ve hep aç hissedersiniz. Bu da yeterli kalorileri almış...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
13/06/2018

Mutluluk çeşitli hallerde gelebilir ve bazen tanımlamak zor olabilir. Ben genellikle iyi yaşam ve sağlıkla birleştiriyorum. Sağlıklı olmanın, hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyilik hali olduğunu düşünürsek sağlıklı olabilmek için de mutlu olmak gerektiğini tahmin ederiz. Peki günlük hayatınızda siz ne kadar mutlusunuz veya mutlu olmak için neler yapıyorsunuz? Sizler için mutlu insanların 5 özelliğini özetledim   Hayatın küçük zevklerini kaçırmıyorlar ve acele etmiyorlar: Hayat hepimiz için dönem önem monotonlaşır. Bir bakıma bir bazı rutinlerin olması iyidir, bizleri ek efordan kurtarır ama bu hayatın küçük zevklerini kaçırmamız anlamına gelmez. Mutlu insanlar küçük şeylerle mutlu olmayı bilirler ve hayatı aceleye getirmezler. Bunu kilo verme serüveninizde de kendinize uyarlayabilirsiniz. Eğer acele edip, hızlı kilo vermeye çalışırsanız ve kendinize ulaşması imkansız hedefler koyarsanız kısa süre sonra başarısız ve sonrasında mutsuz olabilirsiniz. Daha mutlu olmak için emin ve yavaş adımlarla ilerleyin ve küçük şeylerin değerini bilin. Baharda çiçekleri koklamak, dostlarla güzel bir sohbet,...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
21/05/2018

Kuru baklagillerin kilo kaybına yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? Peki haftada kaç gün baklagil  tüketiyorsunuz?   Konu kilo verme ve zayıflama olunca hep popüler besinler konuşuluyor ama bu konuda geleneksel besinlerin de hakkını yememek lazım. İşte tam bu noktada kuru baklagillerin kilo kaybına etkileriyle ilgili okuduğum araştırmaları sizinle paylaşmak istedim; American Journal Of Clinical Nutrition’da yayımlanan bir çalışmaya göre günde 1 porsiyon bezelye, fasulye, nohut veya mercimek gibi kuru baklagil tüketimi kilo kaybına yardımcı olabilir. 21 klinik çalışmanın meta analizine göre; 940 yetişkin kadın ve erkek her gün beslenmelerine 1 porsiyon baklagil ilave ediyorlar. Diyetlerinde diğer besinleri azaltmak için başka hiçbir çaba harcamadan 6 hafta sonunda ortalama 340 gram kilo kaybediyorlar. Bu rakam ilk bakışta küçük görünebilir ama senede yaklaşık 3 kiloya denk geliyor. Bir başka çalışma da baklagil tüketenlerin bir sonraki öğünde daha az kalori aldığını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl Journal Food& Nutrition ‘da yayımlanan, Kopenhag Üniversitesi Beslenme, Egzersiz ve...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
15/11/2017

Karın bölgesi yağlanma bir çok kişi için ortak problem. Peki bu konuda da doğru bilinen yanlışlar var mı? Bildiklerinizi gözden geçirmeye ne dersiniz?   Karın bölgesinin yağlanması, vücudun herhangi bir bölgesinin yağlanmasıyla aynıdır. Yanlış: Elma tipi şişmanlık yani yağların karın bölgesinde toplanması, armut tipi şişmanlıktan daha tehlikelidir. Karın bölgesi yağlanması, insülin direnci, kalp rahatsızlığı, inme ve tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilidir. Genleriniz, aşırı kilo almanıza etken olabilir ve ekstra yağın nereye taşındığının belirlenmesine yardımcı olabilir, ancak iyi yaşam tarzı seçenekleriyle bunu değiştirmek sizin elinizde.   Yağlı besinler, örneğin tereyağı, peynir ve yağlı etler, karın yağının en büyük nedenidir. Yanlış: Yüksek yağlı besinleri ihtiyaçtan fazla tüketmek faydalı değildir, ancak her türlü aşırı kalori, belinizin kalınlığını artırabilir ve karın bölgesi yağına katkıda bulunabilir. Yediğiniz her şeyin fazlası , elmanın bile, vücutta yağ olarak depolanıyor. Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirirek, şişmanlık ve karın bölgesindeki yağlanma ile savaşabilirsiniz: Etiketleri okuyun, doymuş yağları azaltın,...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
30/10/2017

Dirençli kilolar, çoğumuzun deyimiyle ‘inatçı kilolar’ moralinizi bozabilir. İstikrarlı bir şekilde hedeflediğiniz kilonun büyük bir kısmını verdiniz ama son birkaç kilo gitmiyor, ne yaparsanız yapın hep ordaymış gibi… Tartılarla kavga etmeyin, gelin inatçı kilo nedir, nasıl gider birlikte inceleyelim. Kilo vermeye karar verip başarılı bir şekilde 10 kg verdiniz, hedefinize sadece 2 kg kaldı yani 61 kg ağırlığındasınız ve 59 kg olmak istiyorsunuz. Diyeti dikkatlice takip ediyor, her sabah heyecanla tartıya bakıyor ama bir türlü 59 kilogramı göremiyorsunuz. Bazı kilolar özellikle dirençlidir. Her bireyin direnç gösteren bir vücut ağırlığı olabilir. “Gerçekten dikkatli şekilde yiyorum, ama ne yazık ki şu 2 kilogramı kaybedemiyorum. Sanırım akşamları çok fazla meyve yiyorum, ama akşamları tek eğlencem TV karşısında bir şeyler yemek!” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haksız sayılmazsınız aslında. Ancak şu son 2-3 kiloyu vermeniz konusunda bazı engeller ve düzeltmeniz gerekenler olabilir: Daha hafif olmanız için daha az kalori almanız gerekir Kilo kaybetme hızı, hedef kilonuza yaklaştıkça azalabilir, çünkü sizin küçük bedeninizi korumak...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2017

Karaciğer vücudumuzun en büyük organıdır ve nerdeyse 500’den fazla hayati fonksiyonuyla sağlığımız için büyük önem taşır. Peki onu ne kadar yakından tanıyoruz? Karaciğerle ilgili merak edilen  5 soruyu sizler için cevapladım. Bildiklerimizi hatırlayalım ve vücudumuzun en değerli organlarından biri olan karaciğerimize iyi davranalım… Karaciğerin görevi nedir? Aslıdan bu sorunun cevabı ‘karaciğer ne yapmaz ki’ diye başlamalı. Kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak, sindirime yardımcı olan safra salgısını üretmek gibi ortalama 500’ e yakın görevi vardır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görmesine yardımcı olması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynaması da görevleri arasındadır. Sağlıklı bir karaciğer nasıl anlaşılır? Karaciğerin sağlıklı olup olmadığını anlamanın yolu, hekim kontrolüdür. Hekiminiz muhtemelen sizden kan parametreleri, ultrason, fonksiyon testleri, enzim değerlerini içeren testler isteyecektir. Kendini yeniler mi? Karaciğer, bir kısmı hasar gördüğünde veya çıkarıldığında kendini yenileyen ve büyüyen tek organımızdır. Bu sebeple insanlar karaciğerlerinin bir bölümü için donör olabiliyorlar ve organ bağışı...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2017

Masada herkes hala yemeğini yemeye devam ederken siz boşalmış tabağınızla onları mı izliyorsunuz? Belki de fazla kilolarınızın sebebi hızlı yemenizdir… Hızlı yemek yemek kişisel bir alışkanlık. Kilolu veya zayıf birçok insan bu davranışı gösteriyor olabilir hatta bu konuda iddialı olanları bile tanıyorum. Midedeki doyma hissinin beyne iletilmesi yaklaşık 20 dakika sürer. Bu süre içerisinde doymuş dahi olsak beynimizdeki açlık sinyalleri doyuma ulaşmamıza engel olur. Bazı bireyler o kadar hızlı yemek yerler ki dil üzerindeki tat alma hücreleri yemeğin hızlı geçişinden tadını bile zorlukla hissederler. Bu da çok fazla yenilmesine rağmen bir türlü doyma ulaşılamaması için bir sebeptir. İşte sizler için bilimsel çalışmalardan derlediğim yeme hızınızı düşürecek birkaç ipucu… Yemeğe başlamadan yiyecekleri küçük parçalara ayrımak, taneli yiyecekleri mümkün olduğu kadar tane tane yemek  önemlidir. Bu  yöntem yeme hızınızı azaltmak için çok etkili olacaktır. Hızlı yiyorsanız, muhtemelen ağzınızdaki lokma henüz bitmeden ağzınıza bir çatal daha götürüyorsunuzdur. Bunun yerine çataldaki lokmayı ağzınıza atın;...