• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
17/11/2016

Her saat başı 2 dakika… Utah Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre her saat sadece 2 dakikalık düşük yoğunluklu egzersiz yapanların erken ölüm riski %33 oranında azalıyor… Masanızdan veya evdeki koltuğunuzdan kalkıp her saat başı 2 dakika yürümek, bahçe işleriyle uğraşmak, temizlik yapmak gibi aktiviteler aslında küçük ve etkisiz gibi görünüyor. Ama gün içinde ortalama 16 saat uyanık kaldığınızı ve her saat başı 2 dakika bunlara zaman ayırdığınızı düşünürseniz haftada ortalama 400 kcal daha fazla yakabilirsiniz. Hareketsiz yaşamın sağlığımıza ne gibi etkileri olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Erken ölüm, diyabet, obezite, kalp hastalıkları… Bunların hepsinin bir sebebi de hareketsizlik, birçoğumuz masa başı işlerde çalışıyoruz, yoğun geçen günlerden sonra egzersize vakit ayıramıyoruz, aslında hiçbir bahane hareketsiz yaşamı haklı çıkarmaz ama bugün size yeni bir araştırmadan söz edeceğim: Bu araştırma hayatımızdaki çok küçük değişikliklerin bile bizi etkilediğinin güzel bir kanıtı. Günde 10.000 Adım! Yukarıdaki araştırma sağlık için yeterli diyemeyiz. Siz nolursa olsun günde...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
06/07/2015

Havaların güzelleşmesi, günlerin uzaması çok iyi fırsat, kendinize mazeret yaratmayın. Diyet ve egzersizi buluşturun; ikisi beraber olunca biri diğerinin açığını kapatabiliyor ve yaşam kalitesinden ödün vermeden kilo kaybı sağlanıyor. Üstelik egzersizin genel sağlığınıza katkıları da saymakla bitmiyor. Günlük aktivite mi? Egzersiz mi? Herhangi bir davranış değişikliğinden sonuç alabilmemiz için alışkanlık haline gelmesi gerekir. Arada sırada yapılanlar alışkanlık değil, eylemdir. Aristoteles, “Mükemmele eylemle değil, alışkanlıkla gidilir” demiş. Örneğin, iyi bir dinleme alışkanlığı kazanmaya çalışan biri, bunu arada sırada uygularsa, çok önemli bir fikri duymayıp, kaçırabilir. Yani sadece düzenli ve sürekli yaparak alışkanlık haline getirdiği zaman başarıya ulaşabilir. Bu, egzersiz için de geçerlidir. Bazen, canımız istediği zaman ya da her gün işyerine yürümek gibi aktiviteler egzersiz değil, günlük yaşam aktivitesi olur. Egzersiz yapmaya yeni başlayanlar  kısa hedefler saptayabilir ve süreç içinde zamanı yükseltebilirler. Ancak, aktivitenin ‘egzersiz’ olarak nitelendirilmesi için haftada  150 dakika, 3 gün, günde 45 – 50 dakika yapılması gerekir. Egzersiz öncesi ve sonrası...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
06/07/2015

Son günlerde sosyal medyada ve etrafımda koşan bireylerin sayısındaki artış dikkatimi çekiyor. Şu anda kaç kişi aktif olarak sağlıklı yaşam için koşuyor bilemiyorum ancak geçen ay Londra’da okuduğum bir habere göre, İngiltere’de 10 milyon kişi koşuyormuş. Ancak koşan sayısının bu kadar çok olmasına rağmen hâlâ doğruluğu olmayan efsanevi bilgilerle ilgili kafalar karışık. Sevgili koşucular, haydi birlikte bakalım ve bilgilerimiz tazelensin! Sıvı ve su tüketimi önemli Hafif dehidratasyon (susuzluk) daha hızlı koşmanıza yardım  eder. Uzun mesafeli koşularda yeteri kadar su içmenin önemi çok fazla vurgulanmasına rağmen bu düşünceyi hâlâ savunan var. Bilgilerimize göre vücut kilosunda yüzde 1 – 2 düşüş bile, performansa zarar veriyor. Ancak bazı uzmanlar mesajın abartıldığını düşünüyor. Mesela Yeni Zelandalı spor bilimadamları yüzde 3 su kaybının atletleri yavaşlatmadığını bildirirken, ‘Spor Hekimliği Klinik Dergisi’, Dubai maratonunda elit koşucuların yüzde 10 su kaybına rağmen yine de yüksek dereceler aldıklarını tespit etmiş. Kontrollü sıvı kaybının performansı artırmasına şaşırmamak gerekir gibi yorumlanabilir ama ben hidrasyondan yanayım. Aşırı su...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
23/09/2014

Her geçen gün yürüyüş alanlarında, sahillerde hem klasik adımsayarlarla hem de akıllı telefonlara entegre edilmiş bileklik ya da kolye şeklindeki adımsayarlarla yürüyenlerin arttığını görüyorum. Bu durum tabii ki sevindirici herkes kendisine uygun bütçe ile böyle bir cihaz elde edebiliyor en basiti 6 TL ile başlıyor ileri teknoloji ürünleri ise 700-800 TL ye kadar ulaşıyor. Yürümek için adım saymak disiplinli olmak için motive edici bir yol, yürümek en kolay egzersiz. En önemli tarafı da ucuz olması ve herkesin uygulayabilmesi. Özellikle durağan hayat süren kişilerde yürüyüşün sağlığa sağladığı faydaları gösteren çok sayıda sonuç var. Yürüyüş kilo vermek isteyenler için önemli bir aktivite olduğu gibi sağlık için de pek çok yararı var. Kalp damar hastalıkları, obezite, diyabet gibi tüm dünyada kampanyalar düzenlenen kronik hastalıklar için yürüyüş öneriliyor. Hareketsiz bir birey ya da masa başındaki bir ofis çalışanı ortalama günde 3 bin adım atıyor. Siz de az hareketli bir kişiyseniz birinci hedefiniz ilk hafta...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/02/2014

Karbonhidratları daha az tüketmek kilo vermek isteyenlerin genelde ilk aklına gelen çözümdür. Son yıllarda da düşük karbonhidratlı diyet modası bu noktada gittikçe popüler hale geliyor. Ancak dengeli beslenme programı içinde protein kadar karbonhidrat ve yağ da vücudumuz için çok önemli. Proteini yüksek diyetler daha rahat kilo vermeye yardımcı olabiliyor ancak diyetin genel planı içinde çok dengeli bir planlama gerekiyor. Çünkü proteinler aynı zamanda yağ ve kolesterolde içeriyor. Kilo vermeye çalışırken böbrek karaciğer ve damarlarınızın daha fazla zarar görmesi riskiyle karşı karşıya kalmamalısınız. Protein seçiminde yağsız olanlarını seçmek çok önemli. En iyi protein kaynakları balık, yağsız süt ürünleri, yağsız etler olarak sıralanabilir. Ancak bu besinleri kızartıyorsanız lezzet ile beraber yağ oranını da çok arttırmış oluyorsunuz. Proteini çok yüksek diyetler ile ilgili yapılan çalışmalarda çelişkili sonuçlar var. Yapılan bir çalışmada günlük alınan kalorinin %60 ‘ı yağsız proteinlerden sağlandığında ( ki bu önerilenden çok fazla) tansiyon, LDL (kötü) kolesterolü ve trigliserit değerlerinde düşme...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
22/07/2013

Kilo vermek kadar bölgesel zayıflama da birçok kişi tarafından merak edilen bir konu. Göbeğimi nasıl eritirim, basenlerimdeki fazlalıklardan nasıl kurtulurum? Biz beslenme ve diyet uzmanlarının en çok duyduğu sorular arasında. Dışarıda yemek yerken yan masamda oturanlar veya danışanlarımız ya da yürüyüş yaparken karşılaştığım herkes aynı ruh hali içinde. Size bölgesel zayıflamayla ilgili çok önemli bir sır vereceğim: Ne yazık ki böyle bir şey yok. Bölgesel zayıflama bir şehir efsanesidir. Bölgesel kilolarınızdan tamamen kurtulma gibi şansınız maalesef yok. Üzgünüm büyük armut kilo verince küçük armut aynı şekilde büyük elma kilo verinde küçük elma olur; sadece diyet yaparak bunu değiştiremezsiniz. İlaç ve kremlerle bölgesel yağlarınızı sihirli bir şekilde yok edemezsiniz. Biz yiyeceklere adres veremeyiz, hangi bölgedeki depo yağların yakılacağına genetik şifreniz karar verir. Sadece kalça eriten diyet veya sadece göbeği yakan egzersiz olmaz. Kalori kısıtlaması depo yağların yakılmasını sağlar, egzersizse kas kuvvetini artırarak kasın yağ yakma kapasitesini artırır ve enerji harcamasıyla kalori...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
27/06/2013

Yaz mevsiminin başlaması ile sıcaklıklar gün geçtikçe etkisini arttırıyor. Sıcaklardan korunmak için ise herkesin kaçış yolu farklı olacak. Bazı bölgeler denize inip serinlemeye çalışacaklar, bir kısmımız işlerini bırakamadığı için klimalarda çare bulmaya çalışacak. Bedenimizin kliması yani serinlemesi için soluduğumuz hava ve su çok kritik önem taşıyor. Klimalı ortamlar serinlik hissi verse de aslında yapay olarak serinlediğimiz için kuruyan cildimiz daha fazla suya ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden odanın içi serin bile olsa yaz aylarında en önemli konu yeterli su içilmesi. Bunaltıcı sıcaklar yediklerinize de özen göstermenizi gerektiriyor. Aşırı yağlı ve şekerli yiyecekler yerine su, vitamin ve mineral içeriği yüksek meyve, sebze ve tam tahıllara dayalı bir beslenme şekli sizi taze ve canlı tutmaya yardımcı olacaktır. Akdeniz diyeti yaz dönemi için en uygun örnektir. Balık, zeytinyağlı sebze, meyve ve salata iyi bir yaz mönüsü seçimidir. Ayrıca sıcakla birlikte terleme oranı arttığı için elektrolit dengesini sağlayacak yoğurt, ayran ve cacık tüketimi de önemlidir....

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
27/05/2013

Bu sefer diyet yapmaya karar verdiniz. Pazartesi başlayıp Salı biten diyetlerden yapmayacaksınız. Hazırlığınızı yaptığınız, motivasyonunuz ok yüksek kilolarınızla savaşmaya başladınız. Aradan 1 hafta geçti, 2 hafta geçti, 3 hafta geçti… Diyetinizi hala bozmadınız. Yağ kullanımını yok denecek kadar azalttınız, karbonhidrat alımı yapmıyorsunuz ve haftada 5 gün egzersiz yapıyorsunuz ama hala dirençli kilolarınızdan kurtulamadınız. Bunun nedenini çok merak ediyorsunuz değil mi? Dirençli kilolarından kurtulamayan kişilerden o kadar çok ne yapmalarına dair  elektronik posta ya da mesaj alıyorum, kliniğe gelerek “Son çaremsiniz” diye neredeyse pes etmiş insanlardan hikayeler dinliyorum ki bu konuyu sizinle paylaşmak istedim. Açık olacağım. Dirençli kilolardan kurtulmak biraz zor. Zor ama imkansız değil. Şimdi neden bu zorlanmalar yaşanıyor, çözümleri nasıl olabilir bir bakalım. Yaşın ilerlemesine bağlı metabolizmanın yavaşlaması Yaşa bağlı olarak metabolizmanın yavaşlaması en büyük sorunlardan biri. Yaş ilerledikçe eğer daha da hareketsizleşirseniz kas dokusu azalıp, yağ dokusu artar ve metabolik hız yavaşlar. Kas kaybına paralel olarak vücut su...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
03/04/2013

Antrenmanınıza nasıl yakıt sağlarsınız? Hangisi daha iyi bir yakıttır protein mi karbonhidrat mı? Uzun vadede bir spor içeceği tüketmeli misiniz? Antrenman öncesi yemek güvenli midir? Spor salonundaki soyunma odası konuşmalarını dinlerken ve antrenman öncesi ve sonrası ne yemeniz gerektiği konusunda birçok çelişkili bilgiler duyabilirsiniz Antrenman türünüze göre yakıt sağlamak hakkında merak edilen soruların cevaplarına bir bakalım. Protein kaslarımızı geliştirecek mi? Protein, dengeli bir diyetin önemli parçasıdır ancak aşırı  protein yemek sizi sihirli ve daha güçlü yapmayacaktır. Üstelik kullanamadığınız proteinin fazlası da yağa dönüşür. Kasları geliştirmenin tek yolu kasları çalıştırmaktır. Karbonhidratlar kasları çalıştırmak için en iyi yakıttır, yapmanız gereken doğru protein kaynağı ve tam tahılı birleştirmek. Karbonhidratlar, antrenmanınızı güçlendirmek için kaslarınızda depolanan glikojenin temel yakıtıdır. Kasın güçlenebilmesi için enerji için kullanılmaması gerekir bu yüzden karaciğerdeki glikojen yanı karbonhidrat deposu dolu kalmalıdır. Yoksa kaslar istediğiniz ölçüde gelişmez. Orta düzeyde bir dayanıklılık egzersizinde enerjinin % 50-60’ı karbonhidratlardan elde edilir. Spor ve enerji içecekleri...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/05/2012

Yapılan birçok çalışma karın bölgesinden şikayetçi olan kadınların sayısının oldukça yüksek olduğunu göstermekte. Sadece görsel açıdan değil aynı zamanda karın bölgesinde biriken yağlar sağlık açısından da tehdit oluşturur. Diyabet, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde artırır. Boy uzunluğunuza göre vücut ağırlığınız normal sınırlar içinde olabilir ancak karın yağlarınız fazla ise “abdominal obez” olabilirsiniz. Kadında 80 cm erkekte 94 cm üzeri tehlike sinyalidir. Eğer kadında 88, erkekte 102 cm üzerindeyseniz dikkatli olmanızı öneririz. Karın bölgesini sıkılaştırmak için sadece egzersiz yapmak yeterli olmaz aynı zamanda doğru besinleri tüketiyor olmak da önem taşır.  Besinlerin gücünden faydalanarak, kas miktarını arttırıp ve yağ yakımını hızlandırıp düz bir karına sahip olabilirsiniz. 1. Badem ve diğer yağı tohumlar Faydası; kas yapımı, açlık hissini azaltır. Obezite, kalp hastalıkları, kas kaybı, kırışıklık, kanser, yüksek kan basıncı ile savaşırlar. 2. Baklagiller Faydası; kas yapımı, yağ yakımını sağlar, sindirimi düzenler. Obezite, kolon kanseri, kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı ile...